Sorguluyorum: Popüler Kültürde Eleştirmek

Popüler Kültürde Eleştirmek Nedir

Oldum olası bir kişinin herhangi bir konuda eleştiri yapabilmesi için o konuda bilgi veya tecrübe sahibi olması gerektiğine inandım. Bunun dışındaki tüm eleştirilerin de kendi kendine gevelemekten çok da ileri geçemediğini, yalnızca Facebook veya Twitter profilinizde tabiri caizse iki dakikalık goygoy keyfi olduğunu da bulduğum her fırsatta dile getirmeye çalışıyorum.

Şimdi hep birlikte bir bakalım. Kelime anlamı ile ele aldığımızda eleştirmek, herhangi bir konuyu doğru ve yanlışları ile birlikte anlatmak olarak özetlenebilir. Günümüzde ise eleştirmek, tam anlamıyla herhangi bir durumun, kişinin görüşlerine ters düşen yönlerini ifade etmesi olarak karşımıza çıkıyor.

Birçok tanımı ile sosyal medyayı sallayan TDK’nın bile eleştiri tanımında, “doğru ve yanlış yanlarını bularak göstermek amacıyla inceleme işlemi” olarak tanımlanan eylemin, bu denli farklı bir hale gelmesi, sizi bilmem ancak özellikle popüler kültürün içerisinde beni oldukça rahatsız etmeye başlayan bir hal aldı.

Bu yazıyı yazmama vesile olan durum ise birçoğunuzun geçtiğimiz günlerde karşılaştığı Türk Telekom birleşmesi sonrası ortaya çıkan logo oldu. Daha önce de Boyner’in logo değişiminde insanların yorumlarından rahatsız olmuş ancak bir şeyler karalamamıştım.

Türk Telekom yeni logo ile geldi. İnsanlar iyi veya kötü yorum yaptı. Peki bunda beni rahatsız eden nokta ne ki bir yazı yazmaya vesile olsun? Elbette ki bu yazı yalnızca bir logo değişimine verilen “yanlış eleştiriler” için değil, genel anlamda popüler kültür içerisinde ortaya çıkan her duruma bilgili / bilgisiz tüm insanların “boşça” konuşmasına bir tepki olarak yazıldı.

Türkiye’nin sayılı firmalarından biri veya birkaçı, kendi kimliğini yansıttığı bir logo tercihi yapıyor. Sonrasında tüm sosyal medya kurtları atlayıp “fontu da comic sans yapsalarmış” gibi gereksiz yorumlar ile hem benim, hem de birçok kişinin haber kaynağını alt üst ediyor. Peki olması gereken bu mu? Elbette ki hayır!

Türk Telekom Yeni Logosu

Bakınız, konu ile ilgili bilgi sahibi ve tasarım konusunda ülkede sözü geçen nadir kişilerden biri Hasan Yalçın konuyu blogunda ele almış. İyi veya kötü yanlarını, bir logo tasarımında olması gereken yönleriyle bilgisi çerçevesinde inceleyip kendi yorumlarını da ekleyerek keyifle okuyabileceğimiz bir kaynak sunmuş. İşte gerçek ve doğru eleştiri tam anlamıyla bu! ( Keyifle okuyup bilgileniniz )

Şimdi gelelim konunun popüler kültürde eleştirmek deyince insanların yalnızca fikirlerine ters düşen yönlerini belirtip internet kirliliğine neden olmasına. Bu konu hakkında da oldukça güzel bir kaynak olarak “Nasıl Eleştiri Yapılır ve Alınır” adlı güzel bir makale karşıma çıktı. Makalede “kötü eleştirinin” temelindeki 2 nokta özellikle dikkatimi çekti:

  1. Herhangi bir konuda evrensel ve tek bir doğru veya yanlış algısının olduğunu düşünmek
  2. Fikir belirtmek ile eleştiri yapmak arasındaki farkın bilinmiyor olması

Belirtilen her iki nokta da tam olarak anlatmak istediğim durumu özetliyor. Özellikle sosyal medyanın hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğu ve bilgi alışverişinin büyük bir kısmını domine ettiği şu günlerde, herkesten değil, en azından aynı sektörü paylaştığımız kişilerden bu özveriyi beklemem çok mu bilemiyorum.

Herhangi bir konuda “iyi veya kötü olmuş” gibi yorumların yapılması elbette ki hayatın vazgeçilmez bir parçası. Gayet de normal. Ancak konu “doğru bir eleştiri” olunca, çok da bilgi sahibi olmadığınız konularda uzun uzun eleştiriler yazmanın boşa vakit harcamaktan çok da öteye geçmediğini, herhangi birinin o fikri okuyup da bir şeyleri değiştirmeyeceğini bilmenizi isterim.

*Logoyu ben de beğenmedim.

 NOT:  “Sorguluyorum” adı altında benzer ve günlük yaşam içerisinde dikkatimi çeken konuları da bundan böyle kaleme almayı düşünüyorum. Konsept hakkındaki fikirlerinizi iletirseniz çok sevinirim.

 NOT-2:  Bu yazının herhangi bir kurum veya kişiye yazılmadığını, aynı sektörde birbirinden farklı 10 grupta görünen yorumlara karşı “fikrimi” belirttiğim bir köşe olduğunu bilmenizi isterim 🙂

👨🏼‍💻 BU İÇERİĞİ PAYLAŞ:

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on print
Share on email

11 Yorumlar

  1. 30 Ocak 2016 de 12:38

    Bir marka ajansında grafik tasarımcı olarak çalışıyorum. Kartvizit, logodan ziyade markalar için kimlik oluşturuyoruz yani bir marka kimliği nasıl olmalı, marka ruhu nasıl tasarıma dökülmeli az çok anlıyorum yani. Logoyu değerlendirirken komple marka kimliği incelenmeli, hikayesi dinlenmeli. Logo üzerinde görünen fontlardan renklerden çizgilerden ziyade logoyu değerli kılan hikayesi ve taşıdığı anlamdır. Yoksa bakınca Nike başka logo kullanıyor olsaydı ve şuan bir ajans Nike’a şuanki logosunu yeni tasarım olarak yapsaydı bütün Dünya karşı çıkardı adım gibi eminim. Logo bana göre dijital çağın gereksinimlerini iyi karşılayan bir logo.

    Yanıtla
    1. 30 Ocak 2016 de 23:03

      Logo ile ilgili eleştirileriniz gayet güzel, teşekkür ederim. Keşke herkes sizin gibi hakim olduğu konu hakkında, nedenlerini de belirterek eleştiri yapıyor olsa.

      Yanıtla
  2. 3 Şubat 2016 de 00:18

    Upuzuuuun bir yorum yapmıştım buraya ama bir şeylerin zamanı doldu dedi WordPress bey ve yorumumu sanal boşlukta yok ederek beni sinirlendirdi.

    Baştan saçmalıycam şimdi 😀 Sosyal medyadaki hiçbir eleştiriyi ciddiye almıyorum ben. Kendi yazdıklarımı bile 😀 Türk Telekom reklamındaki “noluyo hanım noluyo” diyen amcaya sinirlenip “türk telekom’un yeni logosundaki üçgenlerini bir tık artboard dışına taşıyalım. böyle daha iyi oldu evet. (o üçgenlerden nefret ettim.)” şeklinde bi tweet atmıştım mesela. Bana kalırsa bu bi eleştiri olamaz. Gıcık olmuşum bir şeylere, öyle ahkam kesmişim işte galiba. Twitter bunlarla dolu bi çöplük işte! Eleştirinin kesinlikle yapıcı bir tarafı olmalı diye düşünüyorum. Zaten bizim toplumda “eleştiri” denen şey olumlu olamaz hiçbir şekilde, niye bilmiyorum. Ben mesela “x dizisini eleştiriyorum!” diye bir yazı yazsam, “aaa bakalım nasıl yerden yere vurmuş” şeklinde okunur. Kendi kendini olumsuzlaştırmış bi kelime ve ilginç!

    Ne diyordum? 🙂 Sosyal medyayı cidden ciddiye almıyorum. Ancak gerekçesiz, sadece kişinin canı istedi diye yazılmış olan, olumsuz ve karalayıcı bir eleştiri yazısı görsem buna ben de anlam veremezdim herhalde.

    *Comic Sans’ın ne suçu var acaba bunu da anlamış değilim. Zamanın behrinde yapılmış çocuk odaklı bir font ve birilerinin “yeğenim anlar” dediği sözde tasarımcılar tarafından nefret ettirildi. Herkes tutturmuş “comic sans ıııyyyk” Font ne yapsın ay! Sosyal medyanın bu olayına da tam sinirlenecektim ki oraları ciddiye almadığımı hatırladım. (CİDDİYE ALIYOR)

    Güzel bir yazı konsepti ve devam etmeli bence 🙂 Kendimi de sorguladım. Yazıyı okuduktan sonra “Sen ne diye ahkam kestin ki yok üçgenler yok logo falan diye!” dedim kendi kendime ama ne yapalım, umursamadan ancak orada atıp tutuyoruz biz de 😀

    Yanıtla
    1. 3 Şubat 2016 de 13:26

      Ne güzel de anlatmışsın Pinquitte 🙂 Sosyal medyada her yazılana takılmamak gerekiyor, bu konuda tamamen aynı fikirdeyim ancak “eleştiriyorum” deyip de tek bir bakış açısı ile yalnızca “gömmeye” çok karşıyım. Senin de dediğin gibi eleştirinin yapıcı bir tarafı olmalı. Yoksa ona eleştiri değil, fikir belirtmek deniyor 🙂

      Uzun uzun yorumladığın için çok teşekkür ederim, beni mutlu ettin.

      Yanıtla
  3. 11 Şubat 2016 de 18:00

    Blogunun içeriğini çok beğeniyorum. Takipteyim.

    Yanıtla
    1. 12 Şubat 2016 de 10:48

      Güzel yorumun için çok teşekkür ederim Serhat. Yakında daha güzel yazı ve podcastlet de yayında olacak 🙂

      Yanıtla
  4. 12 Şubat 2016 de 21:15

    Nitelikli eleştirinin bile ayıplandığı şu günlerde güzel bir yazı üretmişiniz elinize sağlık.

    Yanıtla
  5. 13 Şubat 2016 de 21:09

    Yazılarınız gerçekten dikkat çekici ve yararlı. İnsan okurken sıkılmıyor ve kendine göre birşeyler bulabiliyor. Tasarımınızı çok beğeniyorum. Tema çok hoş Başarılar.

    Yanıtla
    1. 13 Şubat 2016 de 23:38

      Güzel yorumun için çok teşekkür ederim Mehmet. Faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana 🙂

      Yanıtla
  6. Edwardo
    14 Şubat 2016 de 15:29

    Katılıyorum

    Yanıtla
  7. 1 Mart 2017 de 15:03

    Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerine sağlık. Blogunu yeni keşfettim ama yazılarını sürekli takip edeceğim gibi gözüküyor…

    Yanıtla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Oğuz Veli Yavaş - Dijital Pazarlama Eğitmeni / Uzmanı

Instagram Hesabımı Takip Et, İpuçlarını Kaçırma!