etkileşimli içerik - içerik üretimi

Etkileşimli İçerik Üretmenin 3 Kuralı

Blog yazarları, değer verdikleri bir konuda yazı hazırlarken vakitlerinin büyük bir kısmını araştırma süreçlerine ayırsa da yazıyı değerli yapan en önemli faktör her daim deneyimlerini bu araştırmalar ile harmanlayabiliyor olmalarıdır.

Bu yazımda da kendi deneyimlerimden yola çıkarak, biraz da araştırma ile elde ettiğim etkileşimli içerik üretim sürecinde dikkat etmeniz gereken ve yapıldığında geri dönüşümlerin kısa vadede artacağına inandığım 3 kuralı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Özellikle sosyal medya yönetimi veya içerik pazarlaması ile ilgilenen kişilerin içerik üretim süreçlerinde bu kuralları sektörülerine uyarlayarak göz önünde bulundurmasının faydalı olacağını umuyorum.

Etkileşimli içerik üretim süreçlerinde dikkat etmeniz gereken adımlara geçmeden önce kendinize bir içerik ile etkileşime geçmeniz, yani yorum yapmanız, paylaşmanız, tavsiye etmeniz veya okumanız için sizi tetikleyen faktörlerin neler olduğunu sormanızı istiyorum.

Gün içerisinde Facebook, Twitter veya Instagram hesaplarınızda onlarca içerik görüyor, ancak bazıları ile etkileşime geçerken birçoğunu da göz ardı edip zaman tünelinizde kaybolması için kendi haline bırakıyorsunuz. Kendi açımdan olaya baktığımda bir içerik ile etkileşime geçmeden önce kriterlerim genelde şu şekilde oluyor:

  • Sevdiğim bir konu ile alakalı mı?
  • Gündemdeki bir konuyu ele alıyor mu?
  • İçerik görseli bana hitap ediyor mu?
  • Konu ilginç bir şekilde yansıtılmış mı?
  • İçerik komik mi?
  • İlgi alanlarımı içeriyor mu?
  • Beni bilgilendirecek bir yazı mı?
  • Merak ediyor muyum?

Genel anlamda düşünüldüğünde sizin ve birçok internet kullanıcısının da etkileşim için ilk kriterleri bunlar veya buna benzer faktörler oluyor. Tüm sektörler için bu soruların farklı varyasyonlarını üretmemiz mümkün olsa da insanların etkileşime geçmekten çekinmediği içeriklerin üç ana özelliği bulunuyor: Konu Seçimi, Mizah ve Tasarım.

1- Konu Seçimi

İnternette etkileşimli içerik üretiminde en önemli kriterimiz elbette ki yaratıcı içerik oluşturabileceğimiz, insanların ilgisini çekebilecek ve herhangi bir konuda yardımcı olabilecek bir içerik konusu bulmak. Peki konu seçiminde nelere dikkat etmemiz gerekiyor?

İçerik yaratacağınız platform için bir marka sahibi veya yalnızca bir kişisel blog yazarı olabilirsiniz. Burada önemli olan takipçilerinizin, müşterileriniz ve yeni ziyaretçilerinizin ilgisini çekebilecek bir içerik üreterek etkileşim oranınızı artırmak. Bunu yapabilmek için de genel olarak 3 ana faktörden en az birine yazı içerisinde yer vermeniz gerekiyor:

Gündem Konusu: İçerik üreteceğiniz platform ne olursa olsun, insanların etkileşime girmekten çekinmeyeceği en basit içerikler, gündemdeki bir konu veya bu konu ilgili alt başlıkları bulunduran içeriklerdir. Oluşturacağınız yazı içerisinde dilerseniz direkt olarak gündemdeki bir konuyu ele alabilir yada sosyal medya kanallarınızı hareketlendirecek şekilde gündemdeki bir olayı ürün veya hizmetleriniz ile ilişkilendirebilirsiniz. Nasıl mı?

Örneğin geçtiğimiz günlerde Back to The Future filminde Marty ve Doktor’un zaman yolculuğu yaptığı tarih olan 21 Ekim 2015 günü sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı. Birçok marka da bugünü ürün ve hizmetleri ile birleştirerek eğlenceli bir şekilde sunmayı başardı. Örneğin Kliksa’nın ürün ve hizmetleri ile ilgili gündem konusunu nasıl işlediğine bir bakalım:

Görmüş olduğunuz gibi oldukça güzel bir dil ile işlenen gündem konusu, marka ve hizmetleri ile doğru şekilde birleştirilince içeriğinizin etkileşim almaması için hiçbir neden yok.

Marka Konuları: İçerik ürettiğiniz platform ve markanın sektörüne bağlı olarak markanız ile ilgili “nasıl yapılır” tarzı eğitici içeriklerin üretilmesi, hem sosyal medya kanallarınız için üretilen bir içerik, hemde farklı kaynaklardan konu ile ilgili araştırma yapanların markanızı bulması için büyük bir fırsattır.

Örneğin mobilya üreticisi bir firma olduğunuzu düşünelim. Üreteceğiniz içeriklerde oturma odası dizaynı, evinizde yapabileceğiniz ufak değişiklikler veya direkt olarak eşya üretimi üzerine içeriklerin üretilmesi, hem halihazırdaki müşterileriniz için hemde farklı kaynaklar üzerinden sitenize gelecek kullanıcılar için etkileşimi yüksek içerikler olacaktır.

Tartışma Konusu: Etkileşimli içerik yaratım sürecinde belki de en çok faydalanacağınız ancak en dikkatli olunması gereken konu seçimi de tartışma yaratacak içerik türleri. Daha önce yazmış olduğum Etkili Sosyal Medya Pazarlaması yazımda da değindiğim tartışma konuları, takipçi kitlenizi birbirine düşürmek için değil, marka ürün veya hizmetlerinizin kıyaslanması şeklinde sunulduğunda büyük fayda sağlayabilecek içeriklerdir.

Örneğin giyim üzerine bir firma olduğunuz düşünülürse, içeriklerinizde sevilen iki ünlünün giysilerinin kıyaslanması yerine aynı kişiye giydirilmiş iki ürününüzün kıyaslandırılması her daim daha iyidir. Ünlülerin karşılaştırılması etkileşim oranı olarak daha yüksek olsa da daha önce de belirtmiş olduğum gibi çıkacak tartışmalardan hiçbir kullanıcı müşteriniz olmayacaktır. Bunun yerine sahip olduğunuz iki ürünün aynı kişi üzerinde kıyaslandırılması ürünlerinizin konuşulmasını ön plana çıkaracağı gibi fiyat konusunda da merak uyandıracağından sitenize trafik çekmenizi sağlayacaktır.

2- Mizah

Dünyanın neresinde olursanız olun, çok hassas bir konuda hizmet sunmadığınız sürece içeriklerinizde doğru oranda kullanılan mizah, her zaman etkileşim oranınıza artırmaya devam edecektir. İçeriklerinizde kullanılan mizahın dozu, markanıza, takipçilerinize ve gündeme göre ayarlanmalıdır.

Ülkeyi derinden sarsan bir olayın yaşandığı günde içeriklerinizde hiçbir şekilde mizah kullanmamanız gerektiği gibi sıradan bir günde de içeriklerinizin sürekli olarak mizah değeri taşımaması gerekmektedir. Mizah değeri taşıyan içerikleriniz kısa sürede etkileşimli içerik olabilecek olsa da takipçilerinizin kısa sürede markanızdan koparak, işletmenizin yalnızca mizah üzerine odaklandığı algısını oluşturabilir.

Yukarıda vermiş olduğum Kliksa örnek içeriğinde gündemdeki bir konu, marka ürünleri ile mizahi değeri katılarak sunuma güzel bir örnektir. Ancak mizahın her gündem konusu için kullanılmaması gerektiğini, takipçilerinizin verebilecekleri tepkileri içerik oluşturma sürecinde detaylıca değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Etkileşimli içerik üretim sürecinde konumuzu seçtik, biraz da mizah ekleyip içeriğimizi sunmaya hazırız. Geriye bir tek ilk etkiyi yaratacağımız içerik tasarımı kaldı.

3- Tasarım

Tasarım kişiden kişiye, markadan markaya veya sektörden sektöre değişebilecek bir algı olduğundan ideal çözüm, ya çok yaratıcı ve yenilik bir şekilde içeriğinizi sunmak yada tasarım trendlerine uymaktır. Bu noktada seçim tamamen size kalmış olsa da daha iyi sonuçlar için ekibinizle veya bir tasarımcı ile markanıza uygun, yenilikçi bir tasarım üzerine çalışmanızı öneririm. Bunu yapmanıza rağmen ortaya herhangi bir tasarım çıkartamıyorsanız, tasarım trendlerini uygun bir şekilde markanıza uyarlamanız da etkileşim oranlarınızı elbette ki etkileyecektir.

Görsel sosyal medya kanallarının lideri olan Instagram’ın kısa sürede etkileşim oranı bazında Facebook içeriklerinden 2 kat üstün olmasının en büyük nedeni, kişi veya markaların anlatmak istediklerini direkt olarak insanların en çok aklında kalan görsel iletişim yolları ile anlatmalarıdır.

Twitter’da gördüğünüz komik bir metni kısa sürede unutabilirsiniz ancak gördüğünüz veya izlediğiniz bir içerik ilginizi çekebildiyse uzun süre unutmayacağınıza emin olabilirsiniz. Öyle ki unutulmayan tasarımlar, ilerleyen zamanlarda da aralıklı olarak kullanıcıların aklına geleceğinden ve içeriğin markanız ile ilişkili olduğunu düşündüğümüzde sürekli olarak sitenizin veya sosyal medya sayfanızın tekrar tekrar ziyaret edileceğini de bilmenizi isterim.

Etkileşimli içerik oluşturmak için konumuzu seçtiğimizi, mizahi bir şekilde markamız ile bağdaştırdığımızı ve tasarımımızı tamamlayıp yayına aldığımızı düşünürsek bundan sonra yapmanız gereken tek şey, aldığınız etkileşimlerin devamı için takipçileriniz ile temas halinde olmanızdır.

Ayrıca Facebook Sayfa Beğendirme ve Facebook Reklam Rehberi yazılarımdan yararlanarak değer verdiğiniz içeriklerinizin etkileşim oranlarını kısa sürede, uygun bütçeler ile artırabileceğinizi de unutmayın.

👨🏼‍💻 BU İÇERİĞİ PAYLAŞ:

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on print
Share on email

15 Yorumlar

  1. 26 Ekim 2015 de 12:52

    Gerçekten çok önemli bir konu hakkında güzel bilgiler vermişsiniz çok teşekkür ederim 🙂

    Yanıtla
  2. 26 Ekim 2015 de 23:04

    Böyle güzel konularda tecrübe dolu yazılar çok iyi 🙂
    Başarıkarınızın devamını dilerim…

    Yanıtla
  3. Ecem Kurus
    27 Ekim 2015 de 19:18

    Yine bilgiye doyduğum nadir yazılardan birini kaleme almışsınız. Emeğinize ve kaleminize sağlık. Böyle anlatımlar yapan birkaç kişiden birisiniz.

    Yanıtla
    1. 27 Ekim 2015 de 19:24

      Güzel yorumunuz için gerçekten teşekkür ederim Ecem hanım. Yardımcı olabileceğim konular için de iletişim bölümünden benimle temasa geçmekten çekinmeyin. Elimden geldiğince tüm sorulara yanıt vermeye çalışıyorum.

      Yanıtla
  4. 15 Kasım 2015 de 02:40

    Bir süredir takip ettiğim ve artık yorum yazmalıyım dediğim bir yazı olmuş, elinize yüreğinize sağlık.Birçok blog yazarının ortak sorunu olan içerik üretmek çok hassas,duyarlı ve ince bir iş olduğunun farkında olmadan blog açmak ne kadar mantıklı diye sormuyor değil insan kendine

    Yanıtla
    1. 15 Kasım 2015 de 19:16

      Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Kesinlikle katılıyorum. Blog yazarlarının genel sorunu kısa sürede bir yerlere gelmek istemeleri ve bu doğrultuda kalitesiz içerik üretmeye başlamaları.

      Yanıtla
  5. 30 Kasım 2015 de 10:16

    Bir makalenizi okumaya başladım ve diğerlerinide okuma isteğim arttı cidden başarılı bir anlatımınız var başarılar.

    Yanıtla
    1. 30 Kasım 2015 de 11:39

      Güzel yorumun için çok teşekkür ederim Eren. Umarım faydalı olabilmişimdir.

      Yanıtla
  6. 3 Aralık 2015 de 23:23

    Özellikle mizah kısmı çok işime yaradı. Ben genellikle sektördeki rakiplerin etkileşimi arttırmak ve paylaşım sağlayarak takipçi çekmek için yaptıkları saçmalıklardan dolayı bu konuya uzak kalıyordum. Bazen acayip saçmalıyorlar ancak bu saçmalama bana göre saçma, insanlar saçma sapan hareketleri sevdiği için bundan fayda sağlıyorlar. Mesela benim gibi 100 kişiyi kaybediyorlar ancak yaptıkları saçmalıklar ile binlerce kişiyi sayfalarına çekiyorlar.

    Kötü günlerde mizah kullanan birkaç sayfa görmüştüm. Yorumlar oldukça tepki doluydu ancak bu mizah paylaşımı zamanlanmış gönderi olarak otomatik olduğu için sayfa yöneticileri durduk yere mağdur olmuştu. Buda konuya dahil edilebilecek bir etken. Bir çok kişi Facebook’da her gün paylaşım yapmak yerine 10 günlük, 1 aylık paylaşımı zamanlıyor. Ülkede önemli bir şey olduğunda bunun unutulmayıp hemen hatırlanması ve gerek görülürse zamanlanmış paylaşımın tarihin değiştirilmesi gerekir.

    Yazı için teşekkürler, sırada Facebook Sayfa Beğendirme | Kanıtlanmış Yöntemler var 🙂

    Yanıtla
    1. 3 Aralık 2015 de 23:33

      Murat Merhaba, öncelik yorumun ve yazıma ekstra bir şeyler kattığın için çok teşekkür ederim.

      Belirttiğin konuda da evet, maalesef bu şekilde planlamalar yapıp sosyal medyadan verim bekleyen insanlar var maalesef. Oysa ki haftalık olarak zamanlama yapıyorsanız bile yayın zamanı ve yayın zamanından sonra etkileşim oranlarını kontrol etmek için de sayfanızı kontrol etmeniz, bu durumları yaşamamak adına düzenli olarak içerik kontrolü yapmanız gerekiyor.

      Facebook Sayfa Beğendirme ile ilgili yazmış olduğum yazının da çok işine yarayacağını düşünmekteyim. Yakında daha detaylı bir rehberi de yayına alıyor olacağım.

      Yanıtla
  7. 6 Mart 2016 de 16:41

    tasarım ve mizahta önemli ama en önemli şeyin konu ve bu konunun anlatılış biçimi olduğuna inanıyorum. Tabi doğru hedef kitle belirlendikten sonra. Hasan Basusta’nın bir sözü vardı: “Herkese hitap etme çağını çoktan geçtik. Herkese hitap etmek hiç kimseye hitap etmektir. Amacımız doğru zamanda, doğru kişiye doğru iletişimi yapmaktır” diye gerçekten etkileşimli içerik üretmek gün geçtikçe hayati önem kazanıyor. Artık içeriklerin etkileşime geçebilmesi için hikayeleştirip anlatılması ve kurgusunun çok iyi olması gerekiyor. Tabi bunları yapmak için tasarım, mizah vb faktörleri iyi bir şekilde kullanmak gerekiyor. Yazı çok faydalı olmuş Oğuz teşekkürler..

    Yanıtla
    1. 7 Mart 2016 de 02:04

      Güzel yorumun ve yazıma artı bir şeyler kattığın için teşekkür ederim Ahmet.

      Yanıtla
  8. 9 Eylül 2016 de 20:02

    Merhaba Oğuz Veli bey,

    Benim beceremediğim temel nokta;
    Hani “etkileşim” diyoruz ya. Tamam sosyal medya iyi güzel ama bunun youtube ayağında başarılı olmasını sağlayamıyorum. Ne bileyim videolu bir içeriğimin Youtube’a eklenme süreci, link paylaşma süreci bende vasat gidiyor. Ama öyle siteler var ki sneden videoyu indiriyorlar gidiyorlar Youtube’a yüklüyor kaynak seni gösteriyorlar. Hakkaten bnun için bir öneriniz var mıdır?

    Yanıtla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dijital Pazarlama Eğitimi

Dijital Pazarlamayı Öğrenmeye Hazır Mısın?